Never Let Me Go
Fotografium Blog Türkiye 1.si olunca bunu kutlamaya karar verdik! fotografium.com olarak Facebook, Twitter yarışmalarının yanısıra biliyorsunuz ki aralıklı olarak blog üzerinden de yarışmalar düzenliyoruz. Fotografium blogumuzun i
-“O kadar güzel gülme.” dedi.
Tüm gülümsemeler “o kadar” da takıldı, kaldı.
http://sekilcizihniyet.blogspot.com/2011/11/yaksksz-gulumsemeler.html
170 plays
“Kaybetmeyi bilirsen, hiç yenilmezsin.”
Adamın son sözleriydi bunlar. Arkasında bıraktıkları, -hayat boyu hiç yanında olmamış olanlar.- “gitti.” diyorlardı onun için. Gülünç, öyle değil mi? İnsan varlığını, dokunuşlarla sınırlayabilecek kadar basit düşünebiliyorlardı. Peki, bu dünyaya gözlerini kapamak, başka bir dünyada uyanışın işareti olamaz mıydı? Kimse bilmiyordu, kimse düşünmüyordu, kimse inanmıyordu. Sözcükler, tesellinin aracıydı. Garip; bir insanın hayatta kapladığı yerin derinliği, sözcüklerle tasvir edilebilir miydi? Tüm bunlar olurken, olanların farkına varabilmiş bir kadın ağlıyordu. O kadın, sanki gözlerinde bir dünya taşıyordu. Gözyaşlarından toprağa süzülen bir dünya. Yeniden doğmayı bekleyen bir dünya.
Bazen hayatta, arkanda bıraktıkların sen olmaktan çıkıyor. Güneş, çiçeği okşuyor. Ateş böcekleri, güneşi söndürecek kadar parıltılı; eğer hissetmesini bilirsen. Her gün birileri ölüyor ve her gün birileri doğuyor; belki de doğru şekilde ölmenin bir yolunu bulabilmek için.
Toprakta, işte tam oracıkta bir krizantem doğuyor. Bir genç kız, o çiçeğin minik yapraklarına dokunuyor. O kız, gözlerinde sanki kainatı taşıyor. Nasıl oluyor da aynı kız, hâlâ gözlerimde yaşıyor?
Leo Grigor, 29.11.11.
“Beni dinlemiyorsun!” diye çıkıştı adam.
Oysa ki genç kız, kim bilir bir daha ne zaman göreceğini bilmediği adamın kokusunu -belki de- son kez içine çekmekteydi.
Kitapların tüm sahteliklere ilaç olduğu bir dünyadan, bir zamandan bakmak hayata. Kitaplarda yaşamak gerçekliği ve okuduğun kelimeleri, cümleleri kendi hayatın gibi hissetmek.
Bazen o kadar gerçektir ve o kadar yakındır ki bana bu durum.
Bazen tüm yalnızlığımın ilacı, tek gerçekliğim sözcüklerinin arasında kaybolduğum kitaplarım.
Çok essahlılar, gerçekçiler de. Biz bunlarla aynı oksijeni aynı havayı paylaşıyoruz ama bir bozukluk var çözemediğim.
Böyle gençlerine her zaman arkasındayız :))

